Mart 1, 2021

Mardin’de açılan kurslarda 1100 kadın meslek sahibi oldu (Basında Biz Hurriyet.com.tr)

  Mardin’de açılan kurslarda 1100 kadın meslek sahibi oldu (Basında Biz Hurriyet.com.tr)   MARDİN’in Artuklu Belediyesi’nce kadınlara yönelik meslek edinme çalışmaları kapsamında son 4 yılda düzenlenen kurslara katılan 1100 kadın meslek sahibi oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’nin de uygulandığını kursta, yumurta kolisi gibi atık malzemelerden süs eşyaları üretiliyor. Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı, ilçede kadınların istihdam ve meslek edinmelerine yönelik belediye bünyesinde açılan çeşitli kurslarda eğitim gören 1100 kadının meslek sahibi olduğunu bildirdi. Başkan Tutaşı, ilçede 4 mahallede açtıkları kurs merkezlerine taleplerin her geçen gün artığını ifade ederek, yeni kursların açılması için çalışma yürüttüklerini söyledi. Kursa katılan kadınların hem istihdam hem de meslek edindiğini aktaran Tutaşı, “Mahallelerimizdeki kurslara önem veriyoruz. Şu anda mevcut 4 mahalle kurslarımız var. Bu sayıyı az görüyoruz. Daha da çok artırmak istiyoruz. Çünkü talep var. Elimizden geldiğince, imkanlar el verdiğince biz bunları artıracağız. El işleme sanatı, telkari, cam işleme, kuaförlük gibi bir çok alanda eğitim verilen kurslarda çalışmaları daha çok özendirmek için elimizden geleni yapmaya hazırız” dedi. ‘YUMURTA KOLİSİNDEN SÜS EŞYASI ÜRETİLİYOR’Artuklu Belediyesi Meslek Eğitim Kursu eğitmenlerinden Birsen Erginoğlu (48), kurslarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından başlatılan ‘Sıfır atık projesi’nin de uygulandığını ifade ederek, “Öğrencilerimiz ‘Sıfır atık projesi’ ile birlikte yumuurta kolisini süs sepetine dönüştürüyor” dedi.
Şubat 17, 2021

Depremin İlk 6 Saati 1 Hayat Meselesi

      Deprem ve Afetlerde İlk 6 Saatin Önemi Bakanımız Sn. Soylu, deprem ve afetlerde ilk 6 saatin çok önemli olduğunu, amacımızın vatandaşımızı bu 6 saatlik zaman dilimindeki davranışı biçimi konusunda bilgilendirmek olduğunu belirterek, “İlk 6 saati iyi yönettik yönettik, sonrası devletimizin kapasitesiyle başarılı bir şekilde gidecektir. Bugüne kadar bunu başardık. Özellikle ilk 6 saatteki iletişim, trafik, sağlık müdahaleleri, tahliyeler… Bütün bunları sağlamaktır.” dedi. Depremlerde toplanma alanları bilgisini belediyeler ve muhtarlar vasıtasıyla her vatandaşa ulaştıracağını ifade eden Bakanımız Sn. Soylu, aynı zamanda mesajla bilgilendirme yapılacağını, bu vesileyle deprem-afet sırasında ve ilk 6 saatteki olumsuzluğu minimize etmeyi hedeflediğimizi söyledi. İstanbul’da Afet Müdahale Planı Koordinasyon Toplantıları kapsamında 26 çalışma grubunun önemli bir bölümünü tamamladıklarını kaydeden Bakanımız Sn. Soylu, Ekim ayının sonuna kadar bu grupları tamamlayacaklarını ve kasım ayında masa başı tatbikatlarını gerçekleştireceklerini anlattı. Aralık ayında ise İstanbul’da bütün kurumlarla saha tatbikatlarına başlayacaklarını bildiren Bakanımız Sn. Soylu, “2020 yılı bitmeden evvel İstanbul’da bu çalışma grupları toplantılarını ve masa başı tatbikatlarını tamamlayıp tüm belediyelerimize senaryomuzu yani 7,5’lik depremdeki son senaryo düzeltmemizi ortaya koyacağız. Saha tatbikatlarımızı da gerçekleştireceğiz. Önümüzde çok büyük bir zaman dilimi yok, ekim, kasım, aralık bu 3 ay içerisinde bunları tamamlayacağız. 2021 yılında ise daha büyük tatbikatları burada gerçekleştireceğiz. Tüm İstanbul’a diyeceğiz ki, ‘Şu saatte deprem oldu.’ Bütün kurumlar harekete geçeceğiz. Bunları saat saat değerlendireceğiz. Gündüz çalışma saatinde ve gece uyku saatinde yapacağız. Bunların tamamını gerçekleştirip hazırlamazsak, tüm vatandaşlarımız bu konularda ne yapacağını bilmezse bir kakafoniyle kaosla karşı karşıya kalırız.” diye konuştu. 2021 Yılını Türkiye’de Afet Eğitim Yılı İlan Ediliyor Depremin ve afetin plan dinlemediğini, zamanla yarışmak zorunda olunduğunu belirten Bakanımız Sn. Soylu, “2021 yılını Türkiye’de Afet Eğitim Yılı ilan edeceğiz. İki ağırlığımız olacak. Yeni doğan çocuktan en yaşlımıza kadar büyük bir seferberlikle 2021 yılında herkese dokunacağız. Afetten önce neler yapmamız lazım, riskleri nasıl azaltmalıyız, hangi tedbirleri almalıyız, afet anında ve sonrasında neler yapmalıyız? AFAD Başkanlığımız, bu meselelerle ilgili afete hazırlık yapıyor. Tüm Türkiye’de afet eğitim seferberliğini ortaya koymamız gerekir.” diye konuştu. Hedefimiz 81 Milyon Vatandaşımıza Afet Eğitimi Vermek Bakanımız Sn. Soylu, geçen yılın Haziran ayından bu yılın Haziran ayına kadar ki süreyi “Afete Hazırlık Yılı” ilan ettiğimizi anımsatarak, bu yıl afet eğitimiyle ilgili çalışmalara başladıklarını ama maalesef salgının önlerini kestiğini anlattı. Yılın ilk 3 ayında afete eğitimiyle ilgili 1,5 milyonu aşkın vatandaşa ulaştığımızı aktaran Bakanımız Sn. Soylu, “Önümüzdeki yıl hedefimiz 81 milyon vatandaşımıza afet meselesiyle ilgili eğitimle ulaşabilmektir. Bunun için her şeyi kullanacağız. 81 milyon insanımıza bire bir ulaşacağız. Herkesin afetle ilgili bir baz ve taban bilgisi ile afet öncesi, esnası ve sonrasında neler yapılmasına yönelik bilgisi olacak.” ifadelerini kullandı. Bakanımız Sn. Soylu, afetlere hazırlığa ilişkin 2021 yılı planlarına da değinerek, şu bilgileri paylaştı: “Kahramanmaraş’ta İl Afet Riskleri Azaltma Planı’nı gerçekleştirdik. Bunun bazında üniversitelerimiz var. Tüm hocalarımızla, üniversitelerle, kurumlarımızla Kahramanmaraş ölçeği şu anda 6 vilayetimizde devam ediyor. 81 vilayetimiz 31 Aralık 2021 bittiğinde herkesin elinde İl Afet Riskleri Azaltma Planı hazır olacak. Her kurumun neler yapabileceği ve bu konuda eylemine başlamış bir anlayış ortaya koyacağız. Yine önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla yürürlüğe giren Türkiye Afet ve Acil Durum Kurulu’nu toplayacağız Bakanlığımızın başkanlığında. Orada da şu ana kadar çalışmalarını yaptığımız Türkiye Afet Müdahale Planı’nın revizesini gerçekleştireceğiz.” İstanbul’da, Afet Müdahale Planı Koordinasyon Toplantıları kapsamında 26 çalışma grubunun önemli bir bölümünü tamamladıklarını kaydeden Bakanımız Sn. Soylu, ekim ayının sonuna kadar bu grupları tamamlayacaklarını ve kasım ayında masa başı tatbikatlarını gerçekleştireceklerini anlattı. Aralık ayında ise İstanbul’da bütün kurumlarla saha tatbikatlarına başlayacaklarını bildiren Bakanımız Sn. Soylu, “2020 yılı bitmeden evvel İstanbul’da bu çalışma grupları toplantılarını ve masa başı tatbikatlarını tamamlayıp tüm belediyelerimize senaryomuzu, yani 7,5’lik depremdeki son senaryo düzeltmemizi ortaya koyacağız. Saha tatbikatlarımızı da gerçekleştireceğiz. Önümüzde çok büyük bir zaman dilimi yok, ekim, kasım, aralık, bu 3 ay içerisinde bunları tamamlayacağız. 2021 yılında ise daha büyük tatbikatları burada gerçekleştireceğiz. Tüm İstanbul’a diyeceğiz ki, ‘Şu saatte deprem oldu.’ Bütün kurumlar harekete geçeceğiz. Bunları saat saat değerlendireceğiz. Gündüz çalışma saatinde ve gece uyku saatinde yapacağız. Bunların tamamını gerçekleştirip hazırlamazsak, tüm vatandaşlarımız bu konularda ne yapacağını bilmezse bir kakafoniyle kaosla karşı karşıya kalırız.” diye konuştu. Türkiye’de Bir Afet Refleksi Oluşturabilmeyi Hedefliyoruz Son yıllarda afetlere hazırlık noktasında ciddi stratejik adımlar ortaya koyduklarının altını çizen Bakanımız Sn. Soylu, şunları kaydetti: “Bu değişimi hem kendi içimizde gerçekleştirdik hem de bunu dünya ile entegre şekilde, dünyada bu konudaki gelişmeleri yakından takip ederek gerçekleştirdik. Daha da önemlisi, bunu bir yönetim aklı olarak ortaya koyduk. Bir yandan AFAD Başkanlığımız eliyle afet yönetiminde kurumsallaşmayı gerçekleştirdik, diğer yandan kurumsal kapasiteyi arttırdık. Diğer yandan da bu işin stratejisini doğru şekilde kurguladık. Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP), Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı (TASİP) ile birlikte afet yönetimini üç ana süreçte ele aldık ve bunlara ait planları, hareket stratejilerini, gerekli alt yapıları oluşturuyoruz. İşte bu toplantılar, planlarımızın ve stratejik yaklaşımın bir neticesidir. Bu adımların ulaşmak istediği hedefin en kısa tarifi ise Türkiye’de bir ‘afet refleksi’ oluşturabilmektir. Hem kamunun afet davranışları hakkında bir refleks hem de toplumun afete bakışına ait bir refleks oluşturmak istiyoruz. Afet odaklı düşünmeyi refleks haline getirmek istiyoruz.”
Şubat 2, 2021

Basında Biz “CNN Türk” Antik kent Mardin’in gizemli yapıları; ‘abbara’lar

Antik kent Mardin’in gizemli yapıları; ‘abbara’lar   CNN Türk’te hakkımızda çıkan haber için tıklayın   Antik kent Mardin’de, tarihi sokakların üzerine, altta geçit bırakılarak yapılan ve ‘abbara’ diye tabir edilen odalar, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Abbaraların kentin en önemli ve sıra dışı yapıtları arasında yer aldığını dile getiren Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı, yakın zamana kadar 106 olan abbara sayısının 57’ye düştüğünü belirterek, “Bunlar koruyabildiklerimiz. Abbaralar, yazın çok serin, kışın da çok sıcak alanlar. Bunlar evlerimizin de geçişidir. Neredeyse evimizin bir temelidir, terasıdır. O teras da Mezopotamya Ovası’na bakar. Bu apayrı bir güzelliktir. Bunların korunması gerekiyor” dedi. Mardin‘de geçmişi yüzlerce yıl öncesine dayanan ve kentin tarihine ışık tutan, her dönemden izler taşıyan, ‘abbara’ diye tabir edilen odalar, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Tarihi sokakların üzerinde, altta geçit bırakılarak inşa edilen ve kentte yakın zamana kadar 106 tane bulunan abbaraların çoğu, yıkılarak ve çökerek hasar gördü. Yükseklikleri 1,5 metre ile 5 metre arasında değişen abbaraların sayısı, bu nedenle 57’ye düştü. Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı, birçok abbaranın üzerinde teras olduğunu belirterek, “O teraslar da Mezopotamya Ovası’na bakar. Bu apayrı bir güzellik, kent olarak tarım ve taşımacılıktan eskisi gibi kazanamıyoruz. Dolayısıyla bundan sonra turizme yönelmeliyiz. Abbaralar da ilimize turist çekecek en önemli mimari yapıtlar arasında bulunuyor. Biz bunları korumaya çalışıyoruz. Bizden sonraki nesiller de korumalıdır” diye konuştu. ‘GÜVENLİK İÇİN YAPILMIŞ’ Abbaraların kentin en önemli ve sıra dışı mimari yapıtlarından olduğunu vurgulayan Başkan Tutaşı, “Bu abbaraların tarihi, kentin kuruluşuna kadar uzanıyor. Artukluların, Osmanlıların, kısaca kim burada yaşamışsa onların bunlarda bir harcı var. Abbaralar, geçiş yolu ve güvenlik için yapılmış. Aşağıdan gelecek bir tehdidin veya bir geçişin önünü kesmek için yapılmış. Burada bir teraslama sistemi var. Her bir abbaranın 3-5 metre aşağısında bir başka abbara var. Bu bir kademe geçişi olarak görülüyor. 5 metreden 25 metreye kadar uzanan abbaralarımız var. Yükseklikleri 1,5 ile 5 metre arasında değişiyor. Bunlar geçmişte insanlarımızın, atalarımızın yaşadığı dönemdeki geçişlerini kolaylaştırıyordu” dedi. ‘KORUNMASI GEREK’ Yakın zamana kadar 106 abbaranın varlığından söz eden Başkan Tutaşı, şunları söyledi: “Ama ne yazık ki yıkılarak ya da çökme sonucu bunların hemen hemen yarısını kaybettik. Sayı olarak 57 tane kaldı. Bunlar koruyabildiklerimiz. Bunlar evlerimizin de geçişidir. Neredeyse evimizin bir temelidir, bir terasıdır. Bunların korunması gerekiyor. Elimizden geldiğince bunlarla uğraşıyoruz. Ara sıra bunlardan bazıları tabi ki zarara uğruyor, uğratılıyor. Biz bunları engellemeye çalışıyoruz. İnşallah bundan sonra hiçbir zarar görmeyeceklerdir. Bunlar ağırlıklı olarak Savurkapı ve Şar ve Şehidiye mahallelerinde var. Burası bir geçiş yolu. Bunlar Şanlıurfa’da da var ama onlar abbara demiyor ‘aba altı’ diyorlar. Bunlar bizim için abbara. Bizim özümüzde abbara olarak geçiyor. Bunları korumamız lazım. Allah razı olsun, bundan birkaç yıl önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bunların 40 tanesini onardı. Biz de korumaya çalışıyoruz. Bizden sonraki nesillerin de koruması lazım. Çünkü kaybolmaması gereken bir kültürdür. Mardin anlatılmakla anlaşılmaz. Mardin yaşanmadan anlatılmaz. Mardin’de yaşayacaksın, göreceksin, gezeceksin. Bu sokakları gezmeden Mardin’in neresini görmüş olacağız. Geçerken bir resim çekmekle Mardin tanıtılmaz. İnsanlarımıza buyurun gelin diyoruz. Şimdi bizim Güneydoğu’da özellikle kentimizde tek kurtarıcımız turizm. Bundan sonra bizi ayakta tutabilecek, çocuklarımızın geleceğini sağlayabilecek, ilimizi koruyabilecek, ülkemiz için bir giriş kapısı olacak bir kent Mardin.” Mardin‘e gezmeye gelen İbrahim Yakut ise abbaraları ilginç bulduğunu dile getirerek, “Yani evlerin altında açılmış tüneller. Hatta ben bunların tarihini okudum, kışın soğuktan korunmak yazın da sıcaktan korunmak için geçitleri kullanmışlar. Dışarıda da bayağı bir rüzgar var şimdi ve biz rüzgardan da korunuyoruz. Abbaralar, gerçekten de çok ilginç mimari yapılar” dedi.